Vatan çay ile çayınız tazelenecek... 0462 731 2400

info@vatancay.com.tr

Üretim Teknolojisi

SİYAH ÇAY İŞLEME TEKNOLOJİSİ

Mamül çaylar üretim şekline göre, okside olmamış çaylar( yeşil ve beyaz çay), yarı okside çaylar (oolong çay) ve tam okside çaylar (siyah çay) olmak üzere üç ana gruba ayrılır.
Dünyada toplam çay üretiminin % 78’i siyah, % 20’si yeşil ve % 2’si oolong çaydır.
Uygun şekilde hasat edilmiş taze çay sürgünlerinin siyah çaya işlenmesinde dünyada belli başlı iki yöntem vardır.Bunlar :

  • Orthodox
  • CTC ( Cut, Tear&Curl )’dir.

 

ORTHODOX İMALAT YÖNTEMİ: Siyah çayın işlenmesinde ortadox imalatı en yaygın şekilde uygulanan bir yöntemdir. Dünyada toplam siyah çayın  % 54’ ü ortadox yöntemine göre üretilmektedir. Modern yöntemler olarak tanımlanan ve günümüzde siyah çay üretiminde kullanılan sistemler, temelde ortadox yönteminin belirli esaslara göre değiştirilmesi ile geliştirilmiştir.

Siyah çay üretiminde klasik bir yöntem olarak tanımlanan ortadox yöntemi ise gelişen teknolojiden yararlanarak işleme süresini kısaltacak, işçiliği azaltacak, üretimi artıracak, maliyeti düşürecek biçimde değiştirilmiş ve günümüz koşullarına uyarlanmıştır. Kıvırma esaslı bir üretim şeklidir.

Orthodox imalatta üretim aşamaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Soldurma
  • Kıvırma
  • Yaş Çay Kalburlama
  • Oksidasyon
  • Kurutma
  • Tasnif

 

SOLDURMA İŞLEMİ: Uygun şekilde hasat edilentaze çay yaprağının ağırlıkça %75- 80’ini oluşturan suyun, uygun sıcaklıkta, kontrollü veya normal atmosfer şartlarında  %60- 65 seviyesine kadar indirgenmesi işlemine soldurma adı verilir. Çay imalatında en önemli proseslerden biridir.
Soldurma işlemi sırasında, yaprakta iki şekilde solma oluşmaktadır. Bunlar:

  • Fiziksel Soldurma
  • Kimyasal Soldurma

 

Fiziksel Soldurma: Yapraktaki su miktarının arzulanan seviyeye düşürülmesinin sağlanmasıdır. Solmuş çay yapraklarında su miktarının azalması nedeniyle hücre özsuyunun yoğunluğu artarken, yaprağın kırılmaksızın ağır ağır kıvrılıp bükülmesini ve aynı zamanda hücre özsuyunun yapraktan dışarı çıkmasını kolaylaştıran fiziksel bir ortam oluşur. Suyunun bir bölümünü yitiren yaprak hücreleri esnek bir durum kazanır. Bu şekildeki hücreler çay yaprağının kırılıp parçalanmasını engeller. Yoğun hale geçen hücre özsuyunun dışarı çıkması için yaprağın geçirgenliği artar. Kıvırma anında uygulanan basınç nedeniyle yapraktan dışarı çıkan hücre özsuyu ince bir tabaka halinde çay yapraklarına yapışır. Böylece siyah çayın nitelik kazanmasında çok önemli olan enzimler de yaprakların yüzeylerine iyi bir şekilde dağılmış olur.

 

Kimyasal Soldurma:  Kimyasal solma hasattan hemen sonra başlar. Çaydaki su aranının arzu edilen seviyeye düşürülmesi birkaç saat içinde gerçekleşebilse de, hasat edilme ile başlayan katabolik değişimler zaman alır. Oksijence zengin hava akımına maruz bırakılan yapraklarda, bu süre içinde büyük organik moleküller daha basit yapılara parçalanırlar.Kimyasal solma süresi, hasattan itibaren 14- 20 saattir.

Solma esnasında başlıca şu kimyasal değişiklikler olur:

  • Yaprağın yapısındaki makro moleküllerin parçalanması ile karbon dioksit ve su açığa çıkar.
  • Enzim aktivitesi artar.
  • Proteinlerin amino asitlere kısmi parçalanması ile aroma maddelerinin ön maddeleri oluşur.
  • Çimensi ve çiçeksi aromayı oluşturan uçucu aroma bileşenleri ortaya çıkar.
  • Klorofil miktarı azalır.
  • Çay deminin doldunluğuna, canlılığına katkıda bulunan kafein miktarı artar.

 

.    Çay yapraklarının protein içeriğinin solma esnasında azaldığı ve çayın hoş koku kazanmasına neden olan serbest amino asit kapsamlarının arttığı saptanmıştır.  Yine siyah çayın hoş koku kazanmasına neden olan ketoasitleri ve mevalonik asitin soldurma anında oluştuğu saptanmıştır. Soldurma esnasında polisakkaritlerin parçalanıp, karbondioksitin dışarı verilmesi sonucu kuru maddeler %3- 4 oranında bir azalma görülür. Çay yaprağının %25 civarında olan kuru maddesi %24’e kadar düşebilir. Polisakkaritlerin parçalanması çay yaprağına nişastayla çözülebilir zamk maddelerinin azalmasına ve şeker miktarının artmasına neden olur. Soldurma anında çayın polifenol kapsamında değişme olmaz. Fakat polifenol oksidas enzim aktivitesi önemli ölçüde artar.Siyah çay için büyük önem taşıyan oksidasyonun iyi bir şekilde oluşmasında polifenol oksidas enziminin rolü bilinmekte ve soldurma işlemi bu rolüyle önem kazanmaktadır. Mamül çayın nitelik ve tadını olumlu şekilde etkileyen kafein oluşumu soldurma anında artarken, organik asit kapsamlarında da artış olmaktadır. İnorganik fosfat miktarı, çay yaprağındaki enzim aktivitesine bağlı olarak artarken klorofil içeriğinde ise parçalanma sonucu azalma olur. Siyah çayda aroma oluşumunda soldurma işlemi büyük önem taşır.

Soldurma ile  hem fiziksel hem de kimyasal reaksiyonlar cereyan ederken yaprağın içerdiği % 15-20 oranında azalır.Çayyaprağındaki suyun azaltılması kurutma işleminde maliyeti düşürdüğü için ayrıca büyük yarar sağlar.

 

Soldurma Yöntemleri: Uygun şekilde hasat edilen çay yapraklarının soldurulması genel olarak iki şekilde yapılabilir:

  • Doğal Şartlarda Soldurma
  • Kontrollü Şartlarda Soldurma

İster doğal yolla , isterse kontrollü şartlarda olsun soldurma işlemi yaprağın tipine, yaprağın durumuna ( ıslak ve kuru oluşu, zedelenmiş olup olmaması, vs), toplama standardına, serme kalınlığına, solmayı sağlayacak havanın sıcaklığına ve nem içeriğine, soldurma süresine bağlı olarak değişir. Genel olarak hasat edilen yaprakta başlayan soldurma işlemi 14-20 saat sürerken sıcaklık 32°C’yi geçmemelidir.

Doğal yollarla yapılan soldurmada yapraklar kerevetlere m²’ye 500-600 gram kadar serilerek soldurmaya bırakılır.Ancak bu yöntem hem zaman alıcı olduğundan hem de homojen ve sürekli solmuş yaprak temini mümkün olmadığından günümüzde yerini kontrollü şartlarda mekanize yöntemler ile soldurmaya bırakmıştır.

Kontrollü şartlarda soldurma işlemi için tünel tipi soldurma makineleri, döner silindir kazan şeklindeki soldurma makineleri, sabit traflar ve kontinü traflar kullanılır.

Dünya’da soldurma işleminin elektronik olarak gözlenmesi ve kontrol edilmesi için hazırlanmış bilgisayar yazılım ve donanımları (EMCS) kullanılmaya başlanmıştır.

 

KIVIRMA İŞLEMİ: Orthodox imalat yönteminde en belirleyici işlemlerden biri kıvırma işlemidir. Solmuş çay yapraklarında hücre zarının parçalanması ve yaprakların kıvrılmasını sağlayan bu işlem kıvırma makinelerinde gerçekleştirilir.

Kıvırma işleminin yapılış sebepleri şunlardır:

  • Hücre zarı ve hücre duvarlarını parçalayarak hücre özsuyunu açığa çıkarmak,
  • Yaprak hücresi özsuyunun hava ile temasını sağlayarak oksidasyon işlemini başlatmak,
  • Solmuş yapraklara arzu edilen kıvrımı ve görünümü kazandırmak,
  • Kıvrılmayan büyük parçaları, daha küçük parçalara ayırmak ve bu şekilde homojen bir görünüm elde edilmesine yardımcı olmaktır.

 

Kıvırma makinaları konusunda en önemli gelişmeyi 1873 yılında tablalı kıvırma makinalarını icad eden araştırmacı W. Jakson sağlamıştır.Bu makina disk şeklindeki yatay bir tabla ile tabla üzerinde dikey konumdaki silindir kazandan oluşur. Bu silindir kazan üç noktadan krankla yataklanmıştır.Kazan, krankların dönme hareketine bağlı olarak sabit tabla üzerinde devir yapar.Kazana doldurulan yapraklar tablanın üzerine oturmuşlardır.Kazan dönerken tabla sabit kaldığından yapraklar tabla yüzeyine sürtünüp kıvrılır.Bugün de aynı prensiple çalışan kıvırma makinalarının kullanımına devam edilmektedir.

 

          Tablo 1:Tablalı Kıvırma Makinalarının Boyutları, Kapasiteleri ve Güç İhtiyaçları

   

   Tabla Çapı  Solmuş Yaprak      Kapasitesi (kg) Bir Defa Kıvrılmış Yaprak Olarak(kg) Güç İhtiyacıHP
34inch (0.86m)           150         166       4.5-8.0
36 inch(0.91m)           170         226       7.5-10.0
40 inch(1.02m)           215         283     10.0-12.5
45 inch(1.14m)           283         375     12.5-15.0
47 inch(1.19m)           317         408     15.0-20.0

 

Tablanın üzerine yerleştirilmiş yivsetler, kazan içindeki yaprak kitlesinin devrilmesini ve homojen şekilde kıvrılmasını sağlar.

Orthodox imalatta kullanılan kıvırma makineleri düz kıvırma, presli kıvırma ve göbekli kıvırma adlarını alır.Düz kıvırma makinelerinde yaprak kitlesi kendi ağırlığının etkisi ile kıvrılırken, presli ve göbekli kıvırmalarda düz kıvırmada kıvrılamamış kaba çaylara  belli bir basınç uygulanarak cebri kıvırma ve parçalanma sağlanır.

 

YAŞ ÇAY KALBURLAMA İŞLEMİ: Kıvırma esnasında yaprak kitlesinin tablaya ve kazan cidarlarına sürtünmesi sonucu sıcaklığı yükselir.Aynı zamanda yaprakta devam eden oxidasyon sebebi ile de bir miktar ısı açığa çıkar.Bunun yanısıra kıvırma esnasında yer yer topaklar meydana gelir.Hem topakların parçalanması, hem de ısınmış yaprakların soğutulması için yaş çay kalburlarından geçirilmesi gerekir.  Yaş çay kalburlarının ilk tipi yatayla 20°  lik eğimdeki eksen etrafında dönerek çalışan silindir şeklindeki eleklerdir. Yeni tip yaş çay kalburları ise bir krank vasıtasıyla titreşim yapan yatay elek tablası şeklindedir.

OKSİDASYON İŞLEMİ:  Uzun yıllar fermantasyon işlemi diye adlandırılmış olan bu işlem, aslında çay yaprağında bulunan polifenollerin oksijenli ortamda ve oksidasyon enzimleri vasıtasıyla yükseltgenmesi işlemidir. Çay yaprağında bulunan ve oksidasyon reaksiyonunu katalizleyerek karakteristik siyah çay aromasının oluşumunu sağlayan iki önemli enzim grubu  polifenol oksidaz (PPO) ve peroksidaz (PO)’ dır. Oksidasyon reaksiyonunun arzulanan düzeyde gerçekleşebilmesi için sıcaklık ve bağıl nemin, enzim aktivitesini maksimum düzeye çıkaracak şekilde ayarlanması ve bu seviyede tutulması gerekir.

        Çay yapraklarında  altı farklı kateşin çeşidi bulunmaktadır. Bunlar  Kateşin (C), Epikateşin (EC), Epikateşin Gallat (ECG), Gallokateşin (GC), Epigallokateşin (EGC) ve Epigallokateşin Gallat (EGCG)’dır. Kateşinlerin epi- formları da kateşin ile aynı yapısal formüle sahip olmasına rağmen üç boyutlu modellerine bakıldığında farklı yönelmeler gösterirler.Zira  bu formlar farklı oksidasyon kapasitelerine sahip olmak gibi farklı kimyasal davranışlar içindedirler.

Kateşinler polifenol oksidaz katalizörlüğünde Orthoquinone adı verilen ve son derece reaktif olan ara bileşenlere dönüşürler. Bunlar da çifter çifter birleşerek daha büyük molekül yapısına sahip Theaflavin (TF)’ leri oluştururlar.Böylece altı farklı  TF oluşur.Bunlar:

 

  • EGC + EC       —  Theaflavin
  • EGCG + ECG —  Theaflavin – 3’-3’- digallate
  • EGCG + EC    —  Theaflavin -3 –monogallate
  • EGC + ECG    —  Theaflavin -3’ –monogallate
  • GC + C            —  Neotheaflavin
  • GC + EC          —  Isotheaflavin ‘dir.

Theaflavinler çözelti halinde iken parlak portakal kırmızısı bir renk gösterirler.Çay deminin niteliği üzerinde olduğu kadar parlaklığı üzerinde de önemli etkiye sahiptir.Bunlar içerisinde theaflavin monogallatlar diğerlerine göre daha parlak ve daha buruk tada sahiptir.

 Therubigin (TR)’ ler ise hem kateşinlerin peroksidaz enzimi katalizörlüğünde oksidasyonu ile hem de TF’lerden oluşurlar. TR’lerin karmaşık olan kimyası tam olarak tesbit edilememiştir.AncakTF ve TR kombinasyonunun doğru şekilde oluşması ile çay deminin parlaklık, dolgunluk ve renk değerleri oluşur.

 

Oksidasyonu Etkileyen Etmenler:Çayın oksidasyonuna etki eden etmenlerin başlıcaları oksidasyon süresi, sıcaklık, solma derecesi, çay yapraklarının serilme kalınlığı, O2 konsantrasyonu, oksidasyon odası koşulları ve diğer etmenlerdir.

  • Oksdasyon Süresi:Ortadoks yöntemine göre siyah çayın işlenmesinde kıvırma dahil oksidasyon süresi genelde 3.5 ile 4 saat arasında değişir. Sürenin gereğinden fazla uzunluğu yada kısalığı olumsuz etkilere yol açar. Oksidasyon süresi uzadıkça çay deminin burukluğu ve parlaklığı üzerinde etki yapan theaflavin (TF) kapsamı azalır. Buna karşın çay deminin renk intensitesine etki yapan thearubigin (TR) kapsamı artar. Kaliteli siyah çay üretimi için oksidasyon süresi dikkate alınmalıdır. Oksidasyon süresi uzatıldığında çay deminde fazla renk, daha az nitelik, süre kısıtlandığında daha az renk daha fazla nitelik oluşur. Bu durum çayda TF ve TR kapsamlarının uygun oranlarda bulunmasını gerektirir. Çayın TR kapsamının artması, yani sürenin uzatılması TF’nin etkisini göstermesine engel olarak çay deminin zayıf ve niteliksiz olmasına yol açar. Çay demindeki parlaklık, burukluk, renk ve nitelik dikkate alındığında iyi bir siyah çayda theaflavinlerin (TF), thearubiginlere (TR) oranı 1 : 10 dur.Oksidasyon süresi ile oluşan aroma bileşiklerinin miktarı arasında da yakın bir ilişki vardır. Oksidasyon  süresi uzadıkça, bir kısım aroma maddeleri artarken, bir kısmı da azalmaktadır.
  • Oksidasyon Sıcaklığı: Oksidasyon aşamasında oluşan yükseltgenme reaksiyonları enzim aktivitesi için gerekli optimum  sıcaklık ile yakından ilgilidir.Başta polifenol oksidaz olmak üzere çay yaprağındaki tüm yükseltgenme enzimlerinin aktivite gösterdikleri sıcaklık aralığına göre optimum oksidasyon sıcaklık aralığı belirlenir.Genel olarak çayın oksidasyonu 24C0 ile 29C0 derece arasında değişen sıcaklıklarda gerçekleşmektedir.
  • Solma Derecesi: Çay yapraklarının gereğinden fazla soldurulması, oksidasyonu yavaşlatır.Az olan solma ise kıvırma işleminde yaprak hücre özsuyunun akarak yitmesine sebep olur.Her iki durum da oksidasyon reaksiyonlarını olumsuz etkiler. İdeal solma derecesi kıvırmadan su akmayacak ve aynı zamanda yaprakta kuruma olmayacak şekilde belirlenir.Uygun olmayan şekilde aşırı solmuş çay yapraklarında optimum enzim aktivitesi için gerekli ortam oluşmaz.
  • Oksijen(O2) Konsantrasyonu: Oksidasyon işlemi süresince bütün yükseltgenme tepkimelerinin temelini oksijen (O2) oluşturmaktadır. Bu nedenle oksidasyon reaksiyonları süresince çay yaprağı parçacıklarının hava ile iyi bir şekilde teması sağlanmalıdır. Polifonellerin, polifenol oksidas enzime ile yükseltgenmesi ve TF oluşumu için bol miktarda oksijen (O2) gereksinimi vardır.Oksidasyon anında oksijenin görevini en yüksek düzeyde yapabilmesi için yapraktaki kıvırma işleminin iyi yapılmış olması gerekmektedir.
  • Çay Yapraklarının Serilme Kalınlığı : Oksidasyon işleminin başarısı soldurulmuş ve kıvrılmış yaprağın serme kalınlığı ile yakından ilgilidir. Zira bu işlem esnasında yaprakların gerğinden ince serilmesi, oksidasyon esnasında oluşan sıcaklığın kaybolmasına, serme kalınlığının artması ise sıcaklığın istenenden fazla olmasına ve yaprakların arasından yeterli oksijen geçememesine dolayısıyla her iki durumda da yeterli  oksidasyon elde edilememesine sebep olur.Buna göre serme kalınlığının 5-7.5cm arasında olması uygun olur.
  •  Oksidasyon Odası ve Koşulları: Oksidasyon odasının sıcaklığı 27C0 dereceyi geçmemelidir.Oksidasyon odasında yeterli nemin sağlanamaması halinde ise üretilen çayda suda çözülmeyen siyah kahverengi bileşikler oluşur. Bu nedenle oksidasyon ister arabada, ister hareketli veya sabit teknelerde olsun, yaprağa verilen 24-29C0 derece arasındaki sıcak havanın belli miktarlarda nemi içermesine dikkat edilir.
  • Oksidasyonu Etkileyen Diğer Etmenler:Oksidasyona, yeşil çay yaprağının nitelikleri yanında uygulanan kültürel tedbirler ve coğrafi faktörlerde etki eder. Çay yaprağının körpe veya kart oluşu, toplama standardı, çay ocağının budanma ve gübreleme durumu gelişme koşulları, toprağın yapısı, çay yaprağının toplandığı bahçenin denizden yüksekliği gibi etmenler oksidasyona doğrudan veya direk etki eder. Soldurma ve kıvırma işlemlerinin iyi yapılıp yapılmaması da fermantasyona etki eder

Enzimler yardımı ile bir seri kimyasal tepkimeler sonucu oluşan oksidasyonun tamamlanıp tamamlanmadığı çeşitli şekillerde belirlenir. Çay yapraklarında oluşan aromaya ve renk değişikliğine bakılarak oksidasyonun durumu üzerine karar verilmesi yaygın şekilde uygulanan bir yöntemdir. Fakat kişiden kişiye değiştiği için görecelidir.Oksidasyonun tamamlanıp tamamlanmadığı en iyi ve doğru şekilde theaflavin (TF) ve thearubigin (TR) oranlarının belirlenmesiyle anlaşılmaktadır. Bu oranın  1 : 10 olması fermantasyonun en iyi düzeyde olduğunu göstermektedir.

 

KURUTMA İŞLEMİ:  Kurutma işlemi, enzim aktivitesini durdurarak oksidasyona engel olmak ve mamül çayın kalitesini koruyabilmek için stabil bir ürün elde edebilmek amacıyla yapılır. Yaş çay yaprağının ağırlıkça %75-80’ini oluşturan su oranı soldurmada % 15-20 oranında , kurutmada da %55-57 oranında azalarak nihayi üründe %3-4’e düşer.

Kurutma işleminin kalitesine etki eden etmenler,  giriş ve çıkış sıcaklığı, kurutma havasının debisi, dış hava sıcaklığı ,kurutulacak çayın serme kalınlığı ve kurutmanın süresidir.

  •   Kurutma Giriş Çıkış Sıcaklığı: Kurutma işleminde kullanılan havanın fırına giriş sıcaklığı 95-100 °C ve fırın çıkış sıcaklığı 50-55 °C arasında olmalıdır.
  • Kurutma Havasının Debisi: Kurutma havasının debisi, uzaklaştırılacak rutubet miktarına ve seçilecek kurutma süresi ve  sıcaklığına göre değişir.
  • Yaprağın Serme Kalınlığı : Kurutulacak çay yaprakları, içerdikleri su miktarına, yaprağın kıvrılma durumuna, fırında kalacağı süreye ve kurutmada kullanılan havanın debisine bağlı olarak  düzgün bir tabaka oluşturacak şekilde yayılır. Fırın içindeki çayın serme kalınlığı azaldıkça kurutma kalitesi artar.
  • Kurutma Süresi: Kurutma süresi  yaprağın solma derecesine, kullanılan sıcaklık derecesine, yaprağın serme kalınlığına ve kurutmada kullanılan havanın debisine bağlı olarak değişir. Nihayi ürünün rutubeti % 3-4 oluncaya kadar kurutma işlemine devam edilir.

Siyah çay imalatında kurutma işleminde en yaygın olarak kullanılan fırınlar, 4 feet ve 6 feet’lik fırınlardır.Bu fırınlar saatte 400-450 kg/hr su buharlaştırma kapasitesine sahiptirler.

 Kurutma İşlemi Esnasında Oluşan Kimyasal Olaylar:

  • Kurutma ile PPO ve PO gibi yükseltgenme enzimlerinin inaktive olmaları sonucu biyokimyasal olaylar sonlanır.
  • Sıcaklığın yükselmesi ile klorofil degradasyonu olarak feofitin ve feoforbide dönüşerek siyah çayın renginin oluşumuna katkıda bulunur.
  • Sıcaklığın yükselmesi ile proteinler ve polifenoller komplex kimyasal yapılar oluşturur ve bu reaksiyon çaydaki burukluk düzeyini azaltır.
  • Yine yüksek sıcaklıkta karbonhidratlar ve amino asitler arasında oluşan kimyasal reaksiyonlar aroma bileşenlerinin oluşumunu sağlar.

 

TASNİF İŞLEMİ: Fırın çıkışı çaylar, homojen değildirler.Değişik tanecik büyüklüğüne ve yoğunluğuna sahiptirler. Bunların belli şekilde tasnifi ve standardizasyonu gereklidir.Bu amaçla fırın çıkışı çaylar tasnife tabi tutulur.

Bu amaçla çaylar tasnif sisteminden geçirilerek belli nevilere ayrılır ve tasnifte elenmeyen kaba çaylar kırıcılardan geçirilip kırılarak tekrar aynı tasnif sisteminden geçirilir.Bu işlem sonucunda tanecik büyüklükleri aynı fakat kalitesi daha düşük ikinci bir seri daha elde edilir.

Fırın çıkışı çaylar önce midilton eleklerinden, daha sonra ise pakka eleklerinden elenip en iyi kalitedeki belli sınıf çaylar elde edilir.Kalan kaba çaylar ise kırıcılardan geçirilerek tekrar aynı tasnif işlemine tabi tutulurl

 

Tasnif İşlemi Sonucu Elde Edilen Orthodox Çay Nevileri:

 

ÇAY NEVİ DERECESİ TERMİNOLOJİ
                                       

 

   Yaprak Çay

FP     Flowery Pekoe
FTGFOP Fine Tippy Golden Flowery Orange Pekoe
TGFOP Tippy Golden Flowery Orange Pekoe
TGFOP-1 Tippy Golden Flowery Orange Pekoe-1
GFOP Golden Flowery Orange Pekoe
FOP Flowery Orange Pekoe
OP Orange Pekoe
  

 

   Broken Grubu

BOP-1 Broken Orange Pekoe-1
GFBOP Golden Flawory Broken Orange Pekoe
BPS Broken Pekoe Souchang
GBOP Golden Broken Orange Pekoe
FBOP Flawory Broken Orange Pekoe
BOP Broken Orange Pekoe
   Fannings Grubu GOF Golden Orange Fannings
FOF Flawory Orange Fannings
FOPF Flawory Orange Pekoe Fannings
  

    Dust( Toz Çay) Grubu

OPD Orthodox Pekoe Dust
OCD Orthodox Churamoni Dust
BOPD Broken Orange Pekoe Dust
BOPFD Broken Orange Pekoe Fine Dust
FD Fine Dust